SORU-CEVAP

Sorularınızı linkteki formu doldurarak gönderebilirsiniz.

Soru - Cevap

KIRIK-ÇIKIKLAR

Biz Ortopedistleri en çok uğraştıran konulardan bir tanesi maalesef ülkemizde yaygın olarak mevcut "Kırıkçı-Çıkıkçı" veya "Sınıkçı" ya gitme eğilimidir. İnsan vücudunun maruz kaldığı travmanın yol açtığı en basit bir burkulma, ezilme, bertilme bile bir Travmatolog tarafından değerlendirilmelidir. Gelişmiş ülkelerde kaza mahallinden kazazedeyi herhangi bir vatandaşın yerinden oynatması bile suçtur. Bu nedenle en basit travmadan sonra hekime başvurmalı ve gerekli tetkikler yaptırılmalıdır. Halk arasında çok yaygın olan "Parmaklarımı oynatıyorum" veya "Üzerine basabiliyorum, öyleyse kırık yoktur!" şeklindeki yorumlar da tamamen yanlıştır.

Bazı kırıkların özellikle kalça, diz ve uzun kemiklerin kırıklarının tedavileri son günlerde çok modern olarak ameliyatla tedavi edilebilmekte; hastalarımız süratle işlerine dönebilmektedirler.

GENEL ROMATİZMAL HASTALIKLAR

Romatizma, kas-iskelet sistemini tutan, ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı ile karşımıza çıkan, tedavi edilmezse şekil bozuklukları (deformite) yapan müzmin hastalıklar grubudur. Artık ülkemizde bu tür hastalıklara Romatoloji Bilim Dalı bakmakta, Ortopedistler cerrahi tedavisinde yardımcı olmaktadırlar. Kısaca özetlemek gerekirse: Bağ Dokusu Hastalıkları, Çocukluk Çağı Romatizmal Hastalıkları, Sistemik Vaskülitler, Behçet Hastalığı, Spondiloartritler, Ailevi Akdeniz Ateşi, İltihabi Eklem Hastalıkları, Metabolik Artritler, Artroz, Yumuşak Doku Romatizması, Kanser Romatolojisi diye gruplandırılabilir. Ülkemizde ilerlemiş eklem kireçlenmelerine, başarı ile diz-kalça-omuz protezleri takılabilmekte, hastalar tekrar aktif hayata döndürülmektedir.

DOĞUŞTAN ŞEKİL BOZUKLUKLARI

İki taraflı Teratolojik Doğuştan Kalça Çıkığı

En çok akraba evlilikleri ile veya kalıtsal olarak karşımıza çıkan hastalıklardır. Doğuştan Kalça Çıkığı, Yılık Ayak, Omurga Açıklığı, Spastik Felçler bunlara örnektir. Yürüme çağından önce yapılan bazı ameliyatlar hastalığı tamamen ortadan kaldırabilir. Bebek kundaklama kalça çıkığına yol açan en büyük etkenlerden birisidir. Günümüzde bu hastalıkların teşhisinde ailenin korktuğu röntgen ışınları yerini artık ultrasonografiye bırakmıştır.

DİSKOPATİLER

Boyun bölgesinde ve en çok bel bölgesinde iki vertebra (zincir kemiği) arasındaki disk dediğimiz kıkırdak dokunun arkaya doğru fıtıklaşıp sinir köklerini veya omuriliği sıkıştırması ile ortaya çıkan ağrılı hastalıklardır. Genelde Nöröşirürji Uzmanlık dalını da ilgilendirmektedir. Trafik kazaları ve ağır kaldırmalar bu tür fıtıklaşmalara yol açar. Kolda veya bacakta dinmeyen ağrı, kaslarda güçsüzlük durumun ciddiyetini gösterir. Teşhiste Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlı Tomografi çok yardımcı olmaktadır.

Halk arasında çok yaygın olan çıkıkçıya giderek çektirme tehlikelidir. Bazen geriye dönmeyen kısmi felçlere yol açabilir. Bel ve boyun fıtıklarının % 95'i ameliyatsız tedavi edilebilmektedir. Tedavide kesin yatak istirahatı ve Fizik Tedavi çok önemli bir yer tutar. Bu günün teknolojisi ile ameliyat da korkulur olmaktan çıkmış, uzman ellerde son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır.

DİZ EKLEMİ

Diz, vücutta en çok yaralanan eklemlerin başında gelir. Özellikle kontakt sporlarda sporcunun iyi antrene olamaması, iyi ısınmaması ve kendini koruyamaması dizini yaralar. Dizler sadece sporcularda değil ev işlerine meraklı, sık temizlik yapan ev hanımlarında ve 60 yaşından sonra bayanlarda da sorun olmaktadır. Kireçlenmeler ve bunlara bağlı hareket kısıtlılıkları günlük hayatı çok etkiler. Dizin içinde en çok Menisküs dediğimiz kıkırdaklar ve ön çapraz bağlar yaralanır. Günümüzde menisküsler ve çapraz bağlar Artroskopik (kapalı) olarak dikilebilmektedir.

OMUZ ARTROSKOPİSİ

Omuz eklemi dizden sonra en sık yaralanan eklemdir. Sporcularda özellikle yer etmiş çıkık ve yarı çıkıklar, lif yırtıkları aktivitelerini engeller. Sol omuzda ağrı özellikle bir efordan (zorlanma) sonra gelişiyor ve boyuna, göğüse, çeneye yayılıyorsa öncelikle "kalp krizi" akla gelmelidir.

İleri yaşlarda basit düşme ve zorlanmalarla omuz liflerinde çok ciddi yırtıklar olabilir. Bunlar da en iyi MR çekilerek teşhis edilirler. Tedavileri Artroskopik olarak yapılabilir. Sporcuların omuz çıkık ya da yarı çıkıkları son günlerde Artroskopik Termal Büzüştürme (ısı ile gevşek omuz kapsülünün daraltılması) ile yapılabilmekte ve çok iyi sonuçlar bildirilmektedir.

ALÇI KULLANIMI

Eklem, bağ yaralanmaları ve kemik kırıklarında iyileşme sağlanana kadar kırık olan kol yada bacağın (extremitenin) sabit tutulması gerekir. Yaralanmalarda kullanılan en iyi tesbit araçlarından biri alçıdır. Alçı yaralanan bölgeyi dış etkenlerden koruyarak iyileşmesine yardımcı olur. Ekstremite alçıya alındıktan sonra çok dikkatli olunmalı ve özen gösterilmelidir.

Dikkat Edilecek Noktalar

  • Alçı tamamen kurumadan üzerine yük verilmemelidir.
  • Nem alçıyı yumuşatacağından, banyo yaparken, alçı koruyucu torbalar kullanılmalıdır. Alçının tamamen kuru kalması sağlanmalıdır.
  • Alçıya zarar verebilecek sert ve keskin cisimlerden uzak durulmalıdır.
  • Alçının içine yabancı cisimlerin girmesi engellenmelidir. Böyle yabancı maddeler sokularak kaşınmamalıdır.
  • Alçı kesilmemeli yada çıkarılmaya çalışılmamalıdır.

Alçı yapıldıktan sonra ilk zamanlarda yaralanan bölgenin etrafında şişlik oluşabilir. Bu şişlik alçı içinde basınç yaparak ağrıya neden olabilir. Ağrının azaltılması ve şişliğin önlenebilmesi için yaralı bölgenin kalp hizasından yukarıda kalacak şekilde yastık ya da başka bir destekle yükseltilmesi gereklidir.

  • Dolaşımın sağlanması için alçılı olan extremitedeki parmaklar hareket ettirilmelidir.

Kan dolaşımı kontrolü için parmağınızla alçılı olan extremitenin tırnağına, rengi beyaz olana kadar baskı yapılmalıdır. Baskıyı kaldırdıktan 2-3 saniye içinde pembeleşip pembeleşmediği kontrol edilmelidir.

  • Hızlı kilo alıp vermemeye dikkat ediniz. Alçınız sıkabilir ya da bollaşabilir.
  • Ağrılı dönem geçtikten sonra alçılı olan extremiteyi çok fazla zorlamadan günlük yaşantınıza devam ediniz.
  • Bazı durumlarda yukarıda sözü edilen tedbirlere rağmen ağrı devam edebilir ya da başka şikayetler ortaya çıkabilir.
  • Parmaklarda uyuşma, karıncalanma ya da his kaybı varsa,
  • Tırnağınıza baskı yapıp kaldırdığınızda pembeleşmiyorsa,
  • Ciltte solukluk, soğukluk ve morarma varsa,
  • Alçılı bölgede basınç ve artan ağrı varsa,
  • Alçı üzerinde renk değişikliği, kötü koku ve akıntı varsa,
  • Aniden vücut ısısında yükselme meydana gelmişse,
  • Uzun süren bulantı, kusma ve karında ağrı varsa,

vakit geçirmeden doktorunuza başvurunuz.

Bir ekstremitenin hareket ettirilememesi ve alçı içinde tutulması oldukça sıkıntı verici bir durumdur. Bu süre yaralanma derecesine bağlı olarak haftalarca sürebilir. Başlangıçta alçıya alışmakta zorluk çekebilir ve alçıyı çıkartmak isteyebilirsiniz. Tedavinin başarılı olabilmesi için bir an önce alçıyla birlikte yaşamaya alışılmalıdır. Bu konuda hasta yakınlarının sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşımla hastaya yardımcı olmaları çok önemlidir.